SCRIPT
Bizi Arayın: +90 312 922 0 912

Türkiye'nin Online Vitamin Satış Mağazasına Hoşgeldiniz!

Gösterilen 1 - 10 / Toplam : 23

sayfa başı
Sayfa :
  1. 1
  2. 2
  3. 3

Sonbahar Hastalıklarına Dikkat

18 Eylül 2017 08:57:57 +03

Okulların açılmasıyla birlikte çocukların toplu olarak bir arada bulunması ve kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması enfeksiyon hastalıklarının hızla yayılmasına yol açabiliyor. Mevsim değişikliğinden olumsuz etkilenen bağışıklık sistemini güçlendirmek, enfeksiyonlara karşı alınabilecek önlemlerin başında geliyor…

Nasıl beslenmeli?

Sonbaharda bağışıklık sistemini ayakta tutmanın en önemli yollarında biri dengeli ve doğal beslenmektir. Bu dönemde bol miktarda antioksidan, fitobesin, mineral, lif ve vitamin içeren sebze ve meyvelerden yeterli miktarda tüketmeye gayret edilmelidir. Rengarenk, bol, taze, kaliteli sebze ve meyve bol miktarda tüketilmelidir. Yeşil yapraklı sebzeler, metabolizmayı hızlandırıcı, kanı sulandırıcı etkiye sahip omega 3 yönünden zengindir. Ispanak, roka, marul, maydanoz, semizotu en çok tüketilen yiyecekler olmalıdır ve her gün tüketilmelidir. Bunun dışında Brüksel lahanası, brokoli, karnabahar, bamya, havuç, biber, domates gibi sebzeler sağlık açısından son derece yararlıdır. Bugünlerde Karadeniz ve Marmara Denizi'nde bol miktarda bulunan ve omega 3 içeriği somon gibi balıklardan bile daha fazla olan hamsi, istavrit, sardalya tüketilmesi sağlık açısından çok önemlidir. İçinde omega 3, vitamin, mineral, arginin gibi aminoasitler bulunan kuruyemişlerden ceviz, badem, fındık ve çam fıstığı her gün 1-2 avuç dolusu miktarda tüketilmelidir. Bu tarz beslenmek solunum yolunun nemli kalmasını sağlayarak, enfeksiyonların sıkça ortaya çıkmasını engellemektedir.

D vitamini depolamaya devam

Yaz aylarında güneşlenerek depolanan D vitamini hastalıklara karşı koruyucu etkiye sahiptir. Yeterince güneş ışınlarına maruz kalınmamış ise bol güneşli bu günlerden yararlanılmalıdır.

El hijyenine dikkat!

Sonbahar enfeksiyonlarına karşı hijyen kuralları da ihmal edilmemelidir. Alınabilecek en basit önlemlerden biri ise ellerin sık sık yıkanmasıdır.

Kaynak

Posted in Genel By Vitaminal.com.tr

OKULLARIN açılmasına sayılı günler kala sağlıklı beslenme çantaları hazırlama konusunda ailelere tavsiyelerde bulunan Mektebim Okulları Mamabüs Diyetisyeni Arzu Uzun, çocuklara sağlıklı besinlerin sevdirilmesi için yemeklerin eğlenceli ve renkli şekillerde sunulmasını önerdi.

Yemeklerin çocukların ilgisini çekecek şekilde hazırlanabileceğini söyleyen Diyetisyen Arzu Uzun, "Alternatif olarak vitamin mineral bakımından zengin sebze ve meyveler var. Bunları çocukların ilgisini çekecek şekilde hazırlayabiliriz. Örneğin farklı renkteki sebzeleri ince çubuk şekilde doğramak ve yanlarına baharatlarla tatlandırılmış yoğurt hazırlamak. Sağlıksız besinlerin yerine alternatifler koyulması gerekiyor. Kuru meyvelerle tatlandırılmış, cevizle tatlandırılmış kekler olabilir. Ya da ev yapımı yoğurdun yanında meyve salatası kullanılabilir" dedi.

Günlük olarak tüketilmesi gereken besin değerleri ve besin grupları hakkında bilgi veren Arzu Uzun, şöyle konuştu: 

"Okulların açılmasına çok az bir zaman kaldı. Aileler de 'çocuklarımızı nasıl dengeli ve sağlıklı şekilde besleyebiliriz?' sorusu içindeler. Öncelikle günlük olarak tüketilmesi gereken belli miktarlarda protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineraller var. Bunları 5 temel besin grubundan alırız. Özellikle çocuklar büyüme ve gelişme çağında oldukları için bu gruplardan besin tüketmeleri oldukça önemlidir. Süt ve süt ürünleri grubu, et, kuru baklagil ve yumurta grubu, ekmek ve tahıllar grubu, sebzeler ve meyveler grubu ile çok fazla tüketilmemesi kaydıyla yağ ve şeker grubu var. Süt ürünleri grubunda yoğurt, süt, peynir, ayran ve kefir gibi ürünler bulunuyor. Bunlar çocuğun kemik ve diş gelişimi için oldukça önemlidir. Her gün en azından 3 porsiyon bu ürünlerden tüketilmedir. Bunun haricinde et grubunun protein bakımından zengin olması sebebiyle kas ve organ gelişiminde faydası var. Kırmızı et, tavuk, hindi ve balık gibi ürünlerin tüketilmesini öneriyoruz. Özellikle yağ asitleri ve Omega 3 bakımından oldukça zengin olan balık haftada 2 kez tüketilebilir. Sebzeler ve meyveler de mineral ve vitamin bakımından oldukça zengindir. Bu da çocukların bağışıklık sistemini güçlendirir. Özellikle antioksidan bakımından zengin olan yaban mersini, ahududu, nar gibi güçlü renkli meyveler mevsimine göre tüketilebilir. Bunun haricinde haftada 2 kez kuru baklagiller ve her gün olacak şekilde ceviz ve fındık gibi yağlı tohumlar tüketilebilir."

SAĞLIKLI BESLENMEYİ YAŞAM TARZI HALİNE GETİRMEK GEREKİYOR

Sağlıklı beslenme alışkanlığının çocuk yaşlardan itibaren kazanılması gerektiğini söyleyen Uzun, "Küçük yaşlardan itibaren çocuklarımıza sağlıklı beslenme alışkanlıklarını kazandırmamız gerekiyor. Özellikle son yıllarda dünyada kalp damar hastalıkları, diyabet ve bazı kanser türleri gibi kronik hastalıkların görülme sıklığı artmış durumda. Aynı şekilde ülkemizde de artıyor. Bu durum farklı araştırmalarla kanıtlanıyor. Çocuklarımıza sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırarak bu tür hastalıkları önleyebiliriz. Aynı şekilde aileler ne tür bir beslenme düzeni uyguluyorsa çocuklar da aynı düzeni uygulayacaktır. Bu yüzden sağlıklı beslenmeyi bir yaşam tarzı haline getirmemiz gerekiyor" diye konuştu.

HAZIR PAKET İŞLENMİŞ ÜRÜNLER, PATATES CİPSLERİ, GAZLI VE ŞEKERLİ İÇECEKLERİ ÖNERMİYORUZ

Bazı besinlerin çok sık kullanılmasının önerilmediğini söyleyen Arzu Uzun, "Tavsiye etmediğimiz besinler arasında hazır paket işlenmiş ürünler, patates cipsleri, gazlı ve şekerli içecekler var. Çocukların bu ürünleri çok fazla tüketmemesi gerekiyor" dedi.

BOŞ KALORİ DİYE ADLANDIRILAN BESİNLER

Kilolu çocuklar için beslenme çantası önerilerinde de bulunan Uzun, "Burada ilk öncelik porsiyon ölçümü. Çocukların yiyebileceği şekilde porsiyonlar hazırlanmalıdır ve çocuk doyduğu zaman zorlanmamalıdır. Eğer biz eminsek onun ihtiyacı olan besin miktarını aldığından onu zorlamamamız gerekiyor. Bir de boş kalori diye adlandırdığımız besinler var. Bunlar kalori bakımından çok zengin ama besin içeriği bakımından düşük oldukları için bunların beslenme çantalarına eklenmemesi gerekiyor. Örneğin patates cipsi, şekerli gazlı içecekler veya hazır paketlenmiş ürünler gibi. Bunlar yerine evde kendimiz çocuğumuza sağlıklı bir beslenme çantası hazırlayabiliriz" şeklinde konuştu.

ANAOKULU ÇOCUKLARININ MİDE KAPASİTELERİ ÇOK KÜÇÜK

Aşırı zayıf çocuklar için hazırlanacak beslenme çantası önerilerinde de bulunan Uzun, sözlerini şöyle noktaladı: 

"Özellikle anaokulu çocuklarının mide kapasiteleri çok küçük olduğu için onların beslenme şekli az ve sık şeklinde olması gerekir. Burada dikkat edilmesi gereken çocukların ilgisini çekecek şekilde besinler hazırlamak. Örneğin omleti kafa şeklinde, salatalıkları göz olarak kırmızı biberi de ağız olarak bir oyun gibi hazırlarsak çocukların ilgisini çekecektir bu tabaklar. Aynı şekilde yemek hazırlama aşamasında çocukları da dahil etmek ve aynı şekilde bazı besinleri neden tüketmeleri gerektiğini onlara açıklamak olacaktır. Örneğin alışveriş listesini çocukla birlikte hazırlanabilir, mutfakta yemek aşamasında salatayı çocukla birlikte yapmak gibi basit öneriler uygulanabilir aileler tarafından."

Kaynak

Posted in Genel By Vitaminal.com.tr

Vitamin Eksikliği ve Aft

23 Mayıs 2017 15:09:29 +03

Aft ağızda çıkan ve oldukça rahatsız edici ızdırap veren bir ağız yarasıdır. Aft ve ağız yaraları nasıl tedavi edilir? Daha çabuk iyileşmesi için neler yapılması gerekir ve ne iyi gelir?

Yаnаk içi, dil vеya damakta ortaya çıkаn aftlеri tеdavi edebilmek için öncelikle risk fаktörlerini bilmek gerekir.
 
Aft çıkmasının bazı sеbеplеri şunlar olabilir:

  • Strеs
  • Gıda аlerjisi
  • Adet dönеmi
  • Hоrmоnal dеğişimlеr
  • Bаğışıklık sistemi problеmi
  • Vitamin veya minеral eksikliği
  • Virüstеn kaynaklanan enfeksiyоn

Eğer gıdа alеrjisi vаrsа, alеrji olduğunuz yiyеcеktеn uzak durun.  

Vitamin eksikliğinden kaynaklanan bir aft ise, vitamin alımı gerekir.

B3, B9 vеya B12 vitаmin eksikliği aft oluşumunа meyilli yаpаrken çinko, demir ve kalsiyum eksikliği daha ağrılı аftlаr oluşturаbilir.

Peki аft nаsıl tedаvi edilir ?
 
Aft yаrаlаrı genellikle tedаviye gеrеk kаlmаdаn kendiliğinden geçse de iyilеşmеyi hızlandırmak için evde kolayca yаpаbileceğiniz tеdavi yöntemleri vаrdır.

İşte afta iyi gelen yöntеmlеr 

  • Düzenli olаrаk аğız vе diş bakımını yapın. Diş ipi kullanın. Böylеcе baktеri enfeksiyоnunu önlersiniz.
  • Aft yаrаsının dаhа dа büyümеsini önlemek için baharatlı vе аcı yiyeceklerden, asitli ve ekşi içeceklerden uzаk durun. 
  • Buz pоşetini havluya sarıp yaraya bаstırаrаk soğutmа işlemini uygulayabilirsiniz.

Kaynak

Posted in Genel By Vitaminal.com.tr

Türk Dermatoloji Derneği Üyesi Doç. Dr. Göncü, "Türkiye'de D vitamini konusunda genel bir eksiklik görülüyor." uyarısında bulundu.

Kemer ilçesindeki bir otelde düzenlenen 26. Ulusal Dermatoloji Kongresi'nde gazetecilere açıklama yapan Türk Dermatoloji Derneği Üyesi Doç. Dr. Emek Kocatürk Göncü, D vitamininin vücudun bütün sistemleri üzerinde önemli etkileri olduğunu söyledi.

D vitamininin yağda çözündüğünü belirten Göncü, bu vitaminin bağışıklık sisteminin gelişmesi, kanser oluşumunun engellenmesi, kemik gelişimi ve vücuttaki kalsiyumun tutumu üzerinde olumlu etkileri olduğunu kaydetti.

Göncü, Türkiye'de D vitamini konusunda genel bir eksiklik görüldüğünü ifade ederek, "Bunun Türk popülasyonunda bir enzim defekti ya da bağırsaklarda emilim eksikliği ile ilgili olabileceği söyleniyor. Vücuttaki düzeyin 50 mikrogramın üzerinde olması gerekiyor ama genellikle 15-20 düzeylerinde. Yani fonksiyon görmesi için yetersiz." dedi.

"SENEDE BİR KEZ KIŞIN ÖLÇÜM YAPILABİLİR"

Türkiye'nin çok güneş alan bölgelerinde bile D vitamini eksikliğine rastlandığına dikkati çeken Göncü, bazı bölgelerde yapılan çalışmalarda yüzde 80'lere varan D vitamini eksikliği tespit edildiğinin altını çizdi. Bunun için destek programları gerekebileceğine değinen Göncü, "Risk taşıyanların D vitamini eksikliğini ölçtürmesi gerekiyor. Senede bir kez, kış aylarında ölçüm yapılabilir." diye konuştu.

Haberin Kaynağı İçin Tıklayınız

 

Posted in Genel By Vitaminal.com.tr

Soğuk kış günlerinin yaklaştığı sonbahar ayları birçok hastalığı beraberinde getiriyor. Mevsim geçişlerinde özellikle çocukların kış hastalıklarına yakalanma riski de artıyor. İşte bu nedenle beslenme düzenini de tekrar gözden geçirmek gerekiyor.

Soğuk kış günlerinin yaklaştığı sonbahar ayları birçok hastalığı beraberinde getiriyor. Mevsim geçişlerinde özellikle çocukların soğuk algınlıkları, grip ve bronşit gibi kış hastalıklarına yakalanma riski de artıyor. İşte bu nedenle beslenme düzenini de tekrar gözden geçirmek gerekiyor. Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Uzman Diyetisyen Duygu Çetin, sonbahar aylarında bağışıklığımızı güçlendirmek, hastalıklara yakalanma sıklığını azaltmak ve yakalansak dahi kolay atlatabilmek için sağlıklı ve dengeli beslenmenin şart olduğunu vurguluyor.

Okulların açılmasıyla birlikte özellikle okul çağındaki çocuklarda görülen hastalıklar da artıyor. Bu durumu önlemek için çocukların bağışıklık sistemlerinin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Birçok ebeveyn dışarıdan vitamin ve bağışıklık sistemi güçlendirici ürünlerle çocuklarının savunma sistemini destekliyor. Ancak sağlıklı ve dengeli beslenmeyle çocuğun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri doğal yoldan alması en güzeli… Balık içerdiği omega 3 ile bağışıklığı destekler. Bu nedenle çocukların haftada en az 1 öğün balık tüketmesi çok önemlidir. Yoğurt, kefir gibi mayalı ürünler de içerdikleri probiyotikler ve prebiyotiklerle bağışıklık sistemimizi güçlendirir.

MEYVESİZ OLMAZ

Kışın vazgeçilmezi meyvelerden portakal ve mandalinanın yanı sıra çocukların limon tüketilmesi de gerekir. Günde en az 1 portakal ya da 2 mandalina tüketilmesini çocuğa günlük ihtiyacı olan C vitaminini sağlar. Ayrıca evde hazırlayacağınız bir limonatayla çocuğunuza hem çok seveceği bir içecek verebilir hem de zengin C vitamini içeriğiyle onu enfeksiyonlara karşı koruyabilirsiniz. Elma ve kivi de bağışıklığı güçlendirmede etkili meyvelerdir. Elma hem çiğ hem de zencefil ve zerdeçalla haşlanarak tüketilebilir.

SELENYUM VE DEMİR ÇOCUĞUNUZA GÜÇ VERİR

Çocuğunuzun savunma sisteminin güçlü olması için sağlıklı bir vücuda sahip olması gerekir. Bunun için öncelikli koşul, çocuğun mümkün olduğunca rafine edilmiş ve raf ömrü uzun gıdalardan uzak kalmasıdır. Ayrıca antioksidan diye adlandırdığımız A,C,E,D vitaminleri, demir ve selenyumu yeterli miktarda alabilmesi için gerekli gıdaları uygun miktarda tüketilmesi de gerekir. Selenyum; mantar, dana ve kuzu ciğeri, karides, somon ve ton balığında bulunur. Ülkemizde en yaygın sağlık sorunlarından biri de demir eksikliği anemisidir. Demir eksikliği anemisi hem demir alımının yetersiz kaldığı hem de demir kaybının olduğu durumlarda ortaya çıkabilir. Demir ise et, pekmez, ciğer, yumurta, kuru üzüm, bakliyat ve bazı yeşil sebzelerde bulunur.

BİR KÖFTE BİLE YETER

Çinko mineralinin de güçlü savunma mekanizmasında önemli rolü vardır. Bu nedenle son yıllarda çinko preparatları çok satanlar listesinde yer almaktadır. Oysaki çocuğunuz, her gün tükettiği gıdalardan vücudu için gerekli olan çinkoyu alabilir. Örneğin; 100 gr ette (3 köfte) 9 mg, pişmiş nohutun 100 gramında 1.4 mg çinko bulunur. 1-3 yaş arasındaki bir çocuğun 3 mg çinkoya ihtiyacı olduğuna göre, sadece 1 köfte bile çinko ihtiyacını rahatlıkla karşılayabilir.

SAĞLIK DEPOSU SEBZELER

Brokoli, lahana, kereviz, pazı, turp, ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzelerin özellikle kış aylarında mutlaka tüketilmesi gerekir. Soğan ve sarımsağın da bağışıklığı güçlendirici ve antimikrobiyal etkileri olduğu için sebzeler bunlarla birlikte pişirilerek tüketilebilir. Ispanak, içerdiği C, E ve B grubu vitaminler ve demir, magnezyum, fosfor, iyot mineralleri sayesinde bağışıklığı kuvvetlendirdiği gibi bizi soğuk algınlığına karşı da korur. Bağırsakları yumuşattığı için kabızlığı da önler. Vücut direncini artıran pırasanın, böbrek taşlarının oluşumunu engelleyici ve kanserden koruyucu özelliği vardır. Maydanoz bir provitamin A (Beta karoten) kaynağıdır. Bu özelliğiyle görme gücü, kılcal damar sisteminin, adrenal bezin ve tiroid bezinin fonksiyonları üzerinde etkilidir. Yaprakları vitamin ( A,C,K ), demir, potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum yönünden zengindir. Çocuğunuzun kahvaltısına ekleyeceğiniz bir tutam maydanoz günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar.


Kaynak

 
 

Etiketler:

Posted in Genel By Vitaminal.com.tr

Sağlıklı ve dengeli beslenme göz sağlığını da yakından etkiliyor. Özellikle vitamin yönünden zengin olan besinler göz hastalıklarına karşı koruma sağlıyor.

Gözün ihtiyaç duyduğu vitaminlerin başında A, E, C ve B2 vitaminlerinin geldiği belirten uzmanlar, omega 3 ve 6 yağ asitleriyle birlikte çinko ve magnezyum gibi minerallerin de oldukça önemli olduğunu vurguladı.

Ülkemizde göz sağlığı ve beslenme denilince akla ilk olarak havucun geldiğini söyleyen Dünyagöz Etiler’den Doç. Dr. Nur Acar havucun göz sağlığı için önemli bir besin olduğunu ancak faydalı olan tek besin olmadığını ifade ederek konu hakkında bilgiler verdi.

GECE KÖRLÜĞÜNDEN A VİTAMİNİYLE KORUNUN!

Hayvansal gıdalar başta olmak üzere buğday, havuç, mantar, baklagiller, fıstık, ceviz ve domates gibi besinlerin A vitamini yönünden zengin olduğunu söyleyen Doç. Dr. Acar yeterli miktarlarda tüketilen A vitamininin başta gece körlüğü olmak üzere makula dejenerasyonu ve katarakt oluşumundan korunmada etkili olduğuna dikkat çekti.

Yumurta ve süt ürünleri tüketmeyen vegan kişilerde A vitamini eksikliği ile daha sık karşılaşılabildiğini belirten Acar, “Gözlerin karanlıkta normal olarak görmesine ve alacakaranlığa alışmasına yardım eden A vitamini, yetersiz alındığında ise gözde kuruluğa neden olarak görmeyi olumsuz etkileyebiliyor.” dedi.

GÖZ YORGUNLUĞUNDAN B2 VİTAMİNİYLE KURTULUN

Doç. Dr. Acar, "Karaciğer, yağsız süt, yoğurt, peynir, ısırgan otu, adaçayı, ıspanak, brokoli gibi yeşil yapraklı sebzelerle balık, baklagiller ve tahıllarda bol miktarda bulunan B2 vitamini cilt sağlığının yanı sıra göz sağlığı üzerinde de oldukça önemli etkilere sahip. B2 vitamininin özellikle göz yorgunluğunu ve katarakt oluşumunu önlemede etkili. B2 vitamini eksikliğinin gözlerde yanma, kaşıntı, ışığa karşı hassasiyet ve kornea hastalıkları gibi göz rahatsızlıklarına neden olabiliyor." diye konuştu.

KRONİK GÖZ HASTALIKLARINA E VİTAMİNİ KALKAN

Zeytinyağı, ceviz, badem, tereyağı, kırmızı et, brokoli, ıspanak gibi yeşil yapraklı bitkiler ile kivi, mango ve muzda bol bulunan E vitamininin aynı zamanda güçlü bir antioksidan olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Nur Acar, “Kalp, damar, beyin ve sinir fonksiyonlarını düzenlemeye yardımcı olan E vitamini, kronik göz hastalıklarından korunmada ve retina dejenerasyonunu önlemede faydalı olabiliyor.” ifadelerini kullandı.

DİYABETLİ HASTALARIN GÖZ SAĞLIĞI İÇİN C VİTAMİNİ OLMAZSA OLMAZ!

C vitamininin gözleri katarakt ve makula dejenerasyonundan korumada oldukça etkili olduğunu belirten Acar, özellikle diyabet hastalarına gözlerini korumak için düzenli olarak C vitamini almalarını öneriyor. Doç. Acar, diyabet hastalarında şekerin neden olduğu sinir sistemi ve damar hasarlarını önleyen C vitamini diyabetik retinopatiye karşı da koruma sağlıyor.

OMEGA 3 VE 6 GÖZ KURULUĞUNU DA ÖNLÜYOR

Balık, ceviz ve keten tohumundan omega 3; mısırözü, soya ve ayçiçeği yağından da bol miktarda omega 6 yağ asitlerinin bulunduğunu söyleyen Doç. Dr. Acar, beyin ve göz sinirlerinin gelişiminde büyük önem taşıyan omega 3 ve 6 yağ asitlerinin göz kuruluğunu azaltmada da büyük oranda yardımcı olduğunu belirtiyor.

Kaynak

Posted in Genel By Vitaminal.com.tr

Çocuğunuz meyve yemiyorsa?

Çocuğunuza bazı alışkanlıkları edindirmek istiyorsanız önce kendiniz uygulamalısınız. Çocuk sizde görerek zaten zamanla uygulamaya başlayacaktır. Çocuğunuza meyve yemenin aslında çok zevkli bir hale dönüşebileceğini gösterin. Oyunlarla ve şakayla meyveyi istediğiniz kadar yedirebilirsiniz. Çocuğunuzun ısırarak yemesi zor olan meyveleri ona rendeleyerek yedirebilirsiniz.

Çocuğunuza bazı alışkanlıkları edindirmek istiyorsanız önce kendiniz uygulamalısınız. Çocuk sizde görerek zaten zamanla uygulamaya başlayacaktır. Çocuğunuza meyve yemenin aslında çok zevkli bir hale dönüşebileceğini gösterin. Oyunlarla ve şakayla meyveyi istediğiniz kadar yedirebilirsiniz.

Çocuğunuzun ısırarak yemesi zor olan meyveleri ona rendeleyerek yedirebilirsiniz. Böylece meyvelerin tadına alışacak ve bu tadı sizden istemeye başlayacaktır. Her akşam yemekten iki saat sonra soyulup, doğranıp hazırlanmış meyve tabaklarını tüm aile bireylerinin tüketmesi de çocuğun bu meyveleri yemesini destekler.
 
Çocuğunuzun damak tadı sizin ona verdiğiniz besinlerle gelişir. Eğer bol acılı besinler yemeye alıştırdıysanız doğu kültüründe olduğu gibi çocuk bir zaman sonra acılı besinler yemede hiç zorlanmayacaktır.
 
Posted in Genel By Vitaminal.com.tr

Bağışıklık sisteminin güçlenmesinde önemli role sahip olan C vitamini son yıllarda kanser tedavisinde de kullanılmaya başladı. Araştırmalar, kanser hücrelerinin ölümüne yol açan C vitamininin, çok hızlı tümör yıkımlarına neden olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, kemoterapi ilaçlarıyla birlikte kullanılan vitamin C’nin yüksek dozda damardan uygulanması gerektiğini belirtiyor.

cvitamini-kanser-gidahattiKış aylarında vücut direncini arttırmak için sıklıkla kullanılan C vitamini, dünyada birçok ülkede kanser tedavisinde kullanılıyor.  Yapılan araştırmalar, Vitamin C’nin yüksek dozda damardan uygulanması halinde kanser hücrelerini öldürdüğü, normal hücrelere ise zarar vermediğini ortaya çıkardı.

ABD, Avrupa ve Japonya’da kullanılıyor

Vücudun savunma sistemini güçlendiren C vitamini sadece grip, nezle gibi hastalıklardan korumakla kalmıyor, Amerika, Avrupa, Japonya başta olmak üzere tüm Uzakdoğu’da kanser tedavisinde C vitamini kullanılıyor. Vitamin C’nin kanser üzerine etkileri başlığıyla yayınlanan makalelerde dahi, Vitamin C tedavisinin  en zor olan kolon kanseri hücrelerini normal hücrelere zarar vermeden öldürdüğü yer alıyor.

Sağlıklı hücrelere zarar vermiyor

serum-gidahattiVitamin C ve kanser ilişkisi ilk olarak Dr.Hugh Riordan ve Dr.Cameron tarafından ortaya çıkarıldı. İlk olarak vitamin C’nin bağ dokusunu güçlendirerek kanser hücrelerinin etrafında güçlü ve aşılması zor bir duvar öreceği aynı zamanda da bağışıklık sistemini güçlendirerek kanseri yenebileceği düşünülmüş. Ancak laboratuvar çalışmalarında Vitamin C’nin belirli bir doza ulaştıktan sonra kanser hücrelerini öldürdüğü ancak normal hücrelere zarar vermediği görülmüş.

Sadece damardan uygulanabiliyor

Sadece şekerle beslenebilen ve şekeri yaklaşık 200 kat fazla kullanan kanser hücrelerinin şekerle vitamin C’yi ayırt edemediği ve damardan yüksek dozda vitamin C uygulandığında kanser hücrelerinin vitamin C’ye saldırarak, içine aldıkları gözlenmiş. Yüksek doz C vitaminin damardan ve sadece doktorlar tarafından uygulanabileceğini belirten uzmanlar,  ağızdan alınan C vitamininin kanseri yenmek şöyle dursun ilerlemesine dahi yol açabileceğinin altını çiziyor.

Vitamin C tek başına bir tedavi değil

Araştırmalara göre, yüksek doz vitamin C tedavisi tek başına bir tedavi değil, kemoterapi ilaçlarıyla birlikte çok daha etkili. Tedavide hastanın boyu, kilosu da çok önemli. Tedavinin aşamasına göre tedavi dozları belirleniyor.

 

Kaynak

Etiketler:

Posted in Genel By Vitaminal.com.tr

Vitaminler

Kadın sağlığı söz konusu olduğunda, ilk dikkat edilmesi gereken şey sağlıklı beslenmedir. Beslenmenin en önemli ayağı olan vitamin alımını bir düzene oturtmanız gerekmekte. İşte yaş, kilo ve yaşam düzenine göre her kadının alması gereken 10 vitamin türü.

A vitamini


A vitamini antioksidan özellikler içerir. Kemikleri, dişleri, yumuşak doku, cilt ve mukozanın gördüğü zararları onarır ve güçlenmesine yardımcı olur. Her yaştan kadının A vitamini ihtiyacı vardır. A vitamini ayrıca, kronik hastalık riskini azaltır, yaşlanma sürecini yavaşlatır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

B2 vitamini


Riboflavin olarak bilinen B2 vitamini büyüme ve sağlıklı metabolizma için çok önemlidir. Enerjiyi artttırdığı gibi, karıncalanma, uyuşma, anksiyete, stres ve yorgunluğu azaltır, bağışıklık sistemini güçlendirir.

B2 vitamini eksikliği metabolizmayı etkiler, gözler soluklaşır, dil ve boğaz ağrısına neden olabilir, bağışıklık sistemi ve sinir fonksiyonlarını etkileyebilir, ağız ülserleri, dudak çatlakları, kuru saçlar, kırışıklıklar ve ciltte kaşıntı görülebilir.

B6 Vitamini


Piridoksin olarak da bilinen B6 vitamini, sağlıklı bir bağışıklık sistemi için gerekli olan temel bir vitamindir. Bu özel vitamin aynı zamanda depresyon, kalp hastalığı ve hafıza kaybının azaltılmasına yardımcı olur. Vücudun hormon ve beyin kimyasalları üretmesini destekler.

Aynı zamanda kan şekerini de düzenler. Hamile kadınların sabah bulantılarından kurtulması için B6 vitamini alması önerilmektedir. Vücutta B6 vitamini eksikliği anemiye neden olabilir.

Vitamin B7


Biotin olarak bilinen B7 vitamini yağ asitleri hücre büyümesi ve sentezi için gereklidir. Bu vitamin ter bezleri, saç ve cildi sağlıklı tutar. Saçın uzamasını sağlar ve tırnakların kırılmasını önler. Ayrıca, B7 vitamini kemik büyümesi ve kemik iliği için gereklidir. Kolestrol seviyisi normal seviyede tutar.

B7 Vitamini eksikliği çok nadir olarak görülür ancak görülmesi halinde saçlar dökülür, döküntü, kalp atışları anormalleşir, uyuşukluk, anemi ve hafif depresyona neden olabilir.

Vitamin B9


Kalp hastalığı, yüksek tansiyon, Alzheimer, depresyon, kanser ve hafıza kaybını önlemeye yardımcı olur aynı zamanda folik asit olarak da bilinen B9 Vitamini her kadın için önemlidir. Beyin sağlığı ve hücresel işleyişi geliştirir ve doğurganlığı artırır gebelik sırasında bebebiğin gelişimini sağlar.

Gebe kadınlarda B9 vitamini eksikliği, spina bifida gibi bebekte nöral tüp defektine neden olabilir.

Vitamin B12


Her kadının alması gereken diğer önemli vitamindir. Metabolizmanın protein sentezi, normal hücre bölünmesi için önemlidir. Bu vitamin kalp hastalığı, hafıza kaybı ve anemiyi önlemeye yardımcı olur.

Depresyon tedavisinde kullanılan B12, sağlıklı sinir sistemi ve beyin işleyişini korumaya yardımcı olur. Vitamin B12 eksikliği sinirlilik, depresyon ve dengesizliğe neden olabilir. Aynı zamanda dil ve ağız iltihabına da neden olabilir.

C vitamini


Bağışıklık sistemini güçlendiren, C vitamininin kadınlar için pek çok sağlık faydası vardır. Doku büyümesini hızlandırır, kanser, kalp hastalığı ve doku hasarının bazı türlerinin riskini azaltır. Ayrıca kırmızı kan hücrelerinin oluşumunda önemli bir rol oynar.

D vitamini


D vitamini kemikler güçlenmesi için önemli rol oynayan kalsiyum emilimini sağlayan yağda çözünen bir vitamindir. D vitamini, multipl skleroz, romatoid artrit ve kanser türlerinin riskini azaltır.

Ayrıca adet öncesi sendromu semptomları azaltmaya ve gözlerinizi korumaya yardımcı olur. Bu vitaminin eksikliği kemiklerin zayıflamasına ve osteoporoza neden olur.

E vitamini


E vitamini hücre hasarlarıyla mücadele eder ve vücudunuzdaki yaşa bağlı değişiklikleri yavaşlatır. Anti-aging özellikleri içerir. Bu vitamin ayrıca kalp hastalığı, katarakt, hafıza kaybı ve bazı kanser türlerini önlemeye yardımcı olur.

E vitamini cilt ve saç için gereklidir. Genellikle saç ve cilt bakımı ürünlerinde bulunur. 

K vitamini


K vitamini, kan pıhtılaşmasını önlemek ve çeşitli kalp hastalıkları riskini azaltır, kemikleri güçlendirir. Bu özel vitamin aynı zamanda bağışıklık sistemi ve enerji için gereklidir.

K vitamini açısından zengin besinler; Bazıları tam tahıllı gıda ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, soya yağı ve balık yağı.

Kaynak

Posted in Genel By Vitaminal.com.tr

Milliyet'te yer alan habere göre bu yıl YGS-LYS'ye girecek 2 milyon, TEOG sınavına girecek 1 milyon 300 bin öğrencinin yaşadığı sorunlarla ilgili çarpıcı bir uyarı geldi. Ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. Semih Keskil, geceli gündüzlü çalışan öğrencilerin sınavlarda istediği başarıya ulaşamamasının vitamin eksikliğinden kaynaklanabileceğini söyledi.

Keskil, basit bir kan testinden geçen öğrencilerin değerleri normale döndüğünde birçok sorunun kendiliğinden hallolacağını vurguladı ve kendisinin de öğrencileri bu bilimsel yöntemle sınava hazırladığını ifade etti. 

Türkiye'nin önde gelen beyin cerrahlarından olan ve Ankara'da Beştepe Koleji'nin danışmanlığı görevini de yürüten Keskil, bu okuldaki öğrenciler üzerinde uyguladığı çarpıcı bir yöntemi aktardı. Keskil, geceli gündüzlü çalışan öğrencilerin sınavlarda istediği başarıya ulaşamamasının vitamin eksikliğinden kaynaklanabileceğini söyledi. Keskil, "Düşünsenize potansiyeliniz var ama yapamıyorsunuz. Bu uygulama ile kolayca problemler çözebilir. Çocukların kanındaki eksikliğini ölçüp yerine koyduğumuzda pek çok problemlerini çözebiliyoruz. Sadece başarı değil, uyku problemi başta olmak üzere bazı sorunları da aşmak mümkün oluyor" diye konuştu

Buna göre Keskil, üniversite sınavlarına  (YGS-LYS)  ve liselere geçiş sınavına (TEOG) girecek olan öğrencilere kan tahlili yaptırıyor ve bazı kan bileşeni değerlerini inceletiyor. Kan değerlerindeki olumsuzlukların dikkat dağınıklığı, yorgunluk, bitkinlik, konsantrasyon eksikliği ve öğrenme güçlüğüne yol açabileceğini kaydeden Keskil, velilerin onayı ile kan değerleri ölçülen öğrencilere eksik değerlerinin normalleşmesine yönelik önerilerde bulunduklarını ifade etti. Bu tahlillerde özellikle Vitamin B12, folik asit, serum demir, ferritin ve Vit D3 bileşenlerinin seviyelerinin incelendiği belirtildi. 

Okul yönetimi de YGS-LYS sınavlarına 2 milyon, TEOG sınavına ise yaklaşık 1 milyon 300 bin öğrencinin gireceği düşünüldüğünde bu durumun toplamda 3 milyon 300 bin öğrencinin ve onların velilerinin hayatını doğrudan etkilediğini belirtti. 

Posted in Genel By Vitaminal.com.tr

Gösterilen 1 - 10 / Toplam : 23

sayfa başı
Sayfa :
  1. 1
  2. 2
  3. 3
[TR]